VASİYETNAMENİN İPTALİ
- Kazım Engin Karaca
- 20 Oca
- 3 dakikada okunur
1. GİRİŞ
Vasiyetname, miras bırakanın ölümünden sonra hüküm ve sonuç doğurmak üzere, malvarlığına ilişkin son iradesini açıkladığı, tek taraflı bir ölüme bağlı tasarruftur. Türk Medeni Kanunu (TMK), miras bırakanın tasarruf özgürlüğünü temel ilke olarak benimsemekle birlikte, bu özgürlüğün kanunun emredici hükümleri, kamu düzeni ve ahlak kuralları ile sınırlı olduğunu kabul etmiştir. Bu kapsamda, vasiyetnamenin kanunda öngörülen şekil şartlarına aykırı olarak düzenlenmesi, miras bırakanın iradesinin sakatlanması veya vasiyetnamenin içeriğinin hukuka aykırı olması hâllerinde, vasiyetnamenin iptali gündeme gelmektedir.
Vasiyetnamenin iptali davası, miras hukukunda mirasçıların ve diğer ilgililerin haklarının korunmasına hizmet eden, uygulamada sıkça karşılaşılan ve teknik yönü ağır basan dava türlerinden biridir.
2. VASİYETNAME KAVRAMI VE TÜRLERİ
TMK’ya göre vasiyetname, miras bırakanın tek taraflı irade beyanı ile yaptığı bir ölüme bağlı tasarruftur. Kanunda üç tür vasiyetname düzenlenmiştir:
Resmî vasiyetname (TMK m. 532): Resmî memur huzurunda, iki tanığın katılımıyla düzenlenir.
El yazılı vasiyetname (TMK m. 538): Baştan sona miras bırakanın el yazısı ile yazılmış, tarih atılmış ve imzalanmış olmalıdır.
Sözlü vasiyetname (TMK m. 539 vd.): Olağanüstü hâllerde başvurulabilen, istisnai nitelikte bir vasiyetname türüdür.
Bu vasiyetname türlerinin her biri bakımından kanunda öngörülen şekil şartları emredici nitelikte olup, söz konusu şartlara uyulmaması hâlinde vasiyetnamenin iptali söz konusu olabilecektir.
3. VASİYETNAMENİN İPTALİ KAVRAMI
Vasiyetnamenin iptali, şeklen var olan ve görünüşte geçerli bir vasiyetnamenin, kanunda sınırlı sayıda düzenlenen iptal sebeplerinden birinin varlığı hâlinde, mahkeme kararıyla geçersiz hâle getirilmesidir. İptal kararı geçmişe etkili sonuç doğurur ve iptal edilen vasiyetname baştan itibaren geçersiz sayılır.
İptal, butlan ve yokluk kavramlarından farklıdır. Zira iptal edilebilir bir vasiyetname, iptal edilinceye kadar hukuki sonuçlarını doğurmaya devam eder.
4. VASİYETNAMENİN İPTAL SEBEPLERİ
TMK m. 557 uyarınca vasiyetnamenin iptali aşağıdaki sebeplere dayanılarak istenebilir:
4.1. Ehliyetsizlik
Miras bırakanın vasiyetnameyi düzenlediği sırada ayırt etme gücüne sahip olmaması hâlinde vasiyetnamenin iptali mümkündür. Ayırt etme gücü; yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk veya benzeri nedenlerle ortadan kalkmış olabilir. Ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı, vasiyetnamenin düzenlendiği an itibarıyla değerlendirilir.
4.2. İrade Sakatlıkları
Vasiyetnamenin;
yanılma,
aldatma (hile),
korkutma (ikrah)
gibi irade sakatlıkları altında düzenlenmiş olması, iptal sebebi teşkil eder. Bu hâllerde miras bırakanın gerçek iradesinin vasiyetnameye sağlıklı biçimde yansımadığı kabul edilir.
4.3. Hukuka ve Ahlaka Aykırılık
Vasiyetnamenin içeriğinin hukuka, ahlaka, kamu düzenine veya kişilik haklarına aykırı olması da iptal sebebidir. Örneğin suç işlemeyi teşvik eden, insan onurunu zedeleyen veya temel hak ve özgürlüklere aykırı tasarruflar hukuken korunmaz.
4.4. Şekil Eksikliği
Vasiyetnamenin kanunda öngörülen şekil şartlarına uyulmaksızın düzenlenmesi hâlinde iptali istenebilir. Uygulamada özellikle el yazılı vasiyetnamelerde tarih veya imza eksikliği, iptal sebebi olarak sıklıkla karşımıza çıkmaktadır.
5. İPTAL DAVASI AÇMA HAKKI VE TARAFLAR
Vasiyetnamenin iptali davasını;
yasal mirasçılar,
atanmış mirasçılar,
vasiyet alacaklıları
açabilir. Davalı taraf ise kural olarak vasiyetnameden yararlanan kişi veya kişilerdir.
Ölüme bağlı tasarrufun iptali davasının mirasçılar tarafından birlikte açılması zorunlu değildir. Her bir mirasçı, kendi hukuki yararı ölçüsünde ve tek başına vasiyetnamenin iptalini talep edebilir. Bu durumda, iptal davasını açmayan mirasçılar bakımından vasiyetname geçerliliğini korumaya devam eder.
6. İPTAL DAVASINDA HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRELER
TMK m. 559 uyarınca vasiyetnamenin iptali davası;
davacının iptal sebebini ve hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl,
her hâlde vasiyetnamenin açılmasından itibaren on yıl
içinde açılmalıdır. Bu süreler hak düşürücü nitelikte olup, mahkeme tarafından re’sen dikkate alınır.
Hak düşürücü sürenin başlangıcı konusunda Yargıtay uygulamasında farklı değerlendirmelere rastlanmaktadır. Nitekim Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 10.04.2025 tarihli, 2024/3670 E., 2025/1885 K. sayılı kararında, bir yıllık sürenin vasiyetnamenin açılıp okunmasına ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren işlemeye başlayacağı kabul edilmiştir. Buna karşılık, yine Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 20.03.2025 tarihli, 2024/3341 E., 2025/1556 K. sayılı kararında; vasiyetnamenin açılması duruşmasında hazır bulunan ilgililer bakımından bu tarihin öğrenme tarihi sayılacağı ve bu süreden sonra açılan davanın hak düşürücü süreden reddedileceği yönündeki mahkeme kararı onanmıştır.
7. YETKİLİ VE GÖREVLİ MAHKEME
Vasiyetnamenin iptali davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi, yetkili mahkeme ise miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir.
8. İPTAL KARARININ SONUÇLARI
Mahkemenin vasiyetnamenin iptaline karar vermesi hâlinde:
Vasiyetname baştan itibaren geçersiz sayılır.
Miras, iptal edilen vasiyetname hiç yapılmamış gibi, varsa önceki vasiyetnameye, aksi hâlde yasal miras hükümlerine göre paylaştırılır.
İptal kararı, yalnızca davaya konu edilen ölüme bağlı tasarruf bakımından hüküm ve sonuç doğurur.
9. SONUÇ
Vasiyetnamenin iptali kurumu, miras bırakanın gerçek iradesinin korunması ile mirasçıların hukuki güvenliğinin sağlanması arasında hassas bir denge kurmayı amaçlamaktadır. Kanunda sınırlı sayıda düzenlenen iptal sebeplerinin varlığı hâlinde, ilgililerin hak düşürücü süreleri gözeterek dava açmaları büyük önem taşımaktadır. Uygulamada özellikle ehliyetsizlik ve şekil eksikliğine dayalı iptal davalarının ağırlıkta olduğu görülmekte olup, her somut olayın kendi özellikleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle vasiyetnamenin düzenlenmesi ve iptali süreçlerinde hem miras bırakanların hem de mirasçıların hukuki destek almaları, ileride doğabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından büyük önem arz etmektedir.
Yorumlar