UYUŞTURUCU veya UYARICI MADDELERDE KULLANIM SINIRI KAVRAMI ve CEZA HUKUKUNDA DEĞERLENDİRİLMESİ
- Kazım Engin Karaca
- 19 Oca
- 3 dakikada okunur
1. GİRİŞ
Uyuşturucu veya uyarıcı maddelere ilişkin ceza yargılamalarında, failin fiilinin kullanmak amacıyla mı yoksa ticaret amacıyla mı gerçekleştirildiğinin tespiti, suç vasfının belirlenmesi açısından temel öneme sahiptir. Bu ayrım, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188. maddesinde düzenlenen uyuşturucu madde imal ve ticareti suçu ile 191. maddesinde düzenlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu arasındaki sınırı oluşturmaktadır.
Bu bağlamda, uyuşturucu maddenin miktarı, Yargıtay içtihatlarında failin kastının tespitinde başvurulan en önemli kriterlerden biri olarak kabul edilmektedir. Ancak miktar unsuru, tek başına belirleyici olmayıp diğer delillerle birlikte değerlendirilmelidir.
2. KULLANIM SINIRI KAVRAMI
Kullanım sınırı, bir kişinin uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kişisel tüketimi için bulundurabileceği kabul edilen azami miktarı ifade eder. Bu sınır, kanunda sayısal olarak belirlenmemiş; Adli Tıp Kurumu mütalaaları ve Yargıtay içtihatlarıyla şekillenmiştir.
Yargıtay’ın eski uygulamalarında, “birkaç aylık” veya “bir yıllık” kişisel kullanım miktarı esas alınırken; güncel içtihatlarda, maddenin günlük kullanım dozu ve kullanılacağı zaman dilimi dikkate alınarak değerlendirme yapılmaktadır. Bu yaklaşım, failin bağımlılık derecesi ve kullanım alışkanlıklarının daha sağlıklı değerlendirilmesini amaçlamaktadır.
3. MADDE TÜRLERİNE GÖRE KULLANIM SINIRLARI
3.1. Esrar
Adli Tıp Kurumu mütalaalarına göre bir kişi, günde 1–1,5 gramı 3–4 defa tüketebilmekte; bu da günlük 3–6 gram esrar kullanımına karşılık gelmektedir.
Yargıtay’ın güncel kararlarında, birkaç aylık kişisel kullanım miktarı yaklaşık 600–650 gram olarak kabul edilmektedir. Bu değerlendirmede, ele geçirilen maddenin daralı veya net ağırlığı değil, esrar elde etmeye elverişli saflık oranı esas alınmaktadır. Saflık oranına ilişkin rapor bulunmaması hâlinde, ek kriminal veya Adli Tıp raporu alınması gerektiği kabul edilmektedir.
3.2. Eroin ve Kokain
Adli Tıp Kurumu ve Yargıtay içtihatlarına göre bir kişi, günde 10–20 miligramı 4–6 defa tüketebilmektedir. Bu doğrultuda günlük kullanım miktarı yaklaşık 60 miligram olarak kabul edilmektedir.
Buna göre, birkaç aylık kişisel kullanım sınırı bakımından 20 grama kadar eroin veya kokain bulundurulması, başka deliller yoksa kullanım amacıyla bulundurma kapsamında değerlendirilebilmektedir. Bu miktarın açık şekilde aşılması hâlinde ticaret kastı yönünde güçlü bir karine olduğu var sayılmaktadır.
3.3. Sentetik Kannabinoidler (Bonzai)
Yargıtay uygulamalarına göre sentetik kannabinoid maddeler bakımından günlük kullanım miktarı yaklaşık 0,2 gramdır. Bu doğrultuda kişisel kullanım sınırı 20–30 gram aralığında kabul edilmektedir.
Bu sınırların üzerindeki miktarlar, özellikle başka delillerle desteklenmesi hâlinde, uyuşturucu madde ticareti suçuna işaret etmektedir.
3.4. Amfetamin ve Türevleri
MDMA (Ecstasy – tablet) bakımından:
Günlük kullanım: 2–4 tablet
Kişisel kullanım sınırı: yaklaşık 60–70 tablet
Metamfetamin bakımından ise:
Kişisel kullanım sınırı: yaklaşık 10–15 gram
Bu miktarların aşılması, Yargıtay uygulamasında çoğunlukla ticaret kastı olarak değerlendirilmektedir.
4. KULLANIM SINIRININ DEĞERLENDİRİLMESİNDE DİKKATE ALINAN DİĞER KRİTERLER
Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında vurgulandığı üzere, miktar tek başına belirleyici değildir. Aşağıdaki unsurlar birlikte değerlendirilmelidir:
Maddenin ele geçiriliş şekli (tek parça / satışa hazır paketler),
Hassas terazi, ambalaj malzemesi, vakum cihazı gibi unsurların varlığı,
Failin davranışları ve savunmaları,
Toksikoloji raporları (idrarda veya kanda madde tespiti),
Failin uyuşturucu kullanım öyküsü ve bağımlılık durumu.
Bu nedenle, kullanım sınırları aşılmamış olsa dahi, ticaret kastını ortaya koyan somut deliller mevcutsa TCK 188 kapsamında değerlendirme yapılabilmektedir. Buna karşılık, miktar kullanım sınırında kaldığı hâlde başkaca delil bulunmuyorsa, sırf varsayıma dayalı olarak ticaret suçundan mahkûmiyet kurulamayacağı kabul edilmektedir.
5. SONUÇ
Her ne kadar yargı kararlarında ele geçen maddenin kullanım sınırı üzerinde olduğu belirtilerek TCK'nun 188/3 maddesinden cezalandırılma yoluna gidilmekte ise de, bu yaklaşımın adil yargılanma hakkını ihlal ettiği ve ceza yargılamasının nihai amacı olan maddi gerçeği bulma amacına aykırı olduğu açıktır. Ceza Hukukunda şekli suç kabul edilmemiş, suçun maddi ve manevi unsurlarının birlikte değerlendirilmesi suretiyle somut olayın özellikleri dikkate alınarak sonuca varılması yöntemi kabul edilmiştir. Kanun koyucu; uyuşturucu ve uyarıcı maddenin niteliğini TCK'nun 188/4 maddesinde ağırlaştırıcı neden sayarken, madde miktarı ile ilgili bir hükme yer vermemiştir. Kanun koyucu bilhassa uyuşturucu veya uyarıcı maddenin miktarının ticaret suçu bakımından değerlendirilmesi zorunluluğunu öngörmek istese idi, bu yönde yasal düzenlemeye giderdi. Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin sadece bulundurulması, sırf miktarından hareketle ticaret suçunun işlendiği anlamına gelmemelidir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçunun işlendiğine veya bu suça teşebbüs edildiğine dair icra hareketleri ile suç işleme kastının varlığını gösteren somut delillere ve tespite ulaşılması gerekir. TCK'nun 188/3 madde metni incelendiğinde; uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurulmasının, şahsi kullanımının ötesine geçecek şekilde ticarete konu olabilmesinin kabulünde, miktar yönünden hüküm içermediği görülmektedir. Bu bakımdan; sırf uyuşturucu maddenin miktarı dikkate alınarak, ticaret suçunu destekleyen başka kriter ve buna ilişkin somut deliller olmadan TCK'nun 188/3 maddesinin tatbiki yoluna gidilmesi maddi gerçeğe ulaşmaya hizmet etmeyeceği gibi adil kararların çıkmasına engel teşkil edecek ve mağduriyetlere sebebiyet verecektir.
Yorumlar